Hadis-i Şerif Veritabanı: Sorgulama Sonuçları


Sorgulama sonucunda 2189 kayıt bulundu.
Sayfalar: [<<] ... 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 ... [>>]
Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Cimrilik;Cömertlik;İnfak-İmsak
Başlık: MÜNFİKA HALEF VE BEDELİNİN, MÜMSİKE DE MALININ TELEFİ SÛRETİNDE MELEKLERİN DUASI HAKKINDA EBÛ HÜREYRE HADÎSİ
Ravi (r.a.): Ebû Hüreyre
Hadis: Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: İbâd (u'llâh)ın, kendisinde sabaha erdiği hiç bir gün yoktur ki, o günde iki Melek nâzil olmasın. Bunların birisi: Yâ Rab! Malını infâk edene bedelini ver! diye duâ eder. Öbirisi de: Yâ Rab! İmsâk edene (malının) telefini ver, diye bed-duâ eyler.
Kayıt No.: 711

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Cimrilik;Cömertlik
Başlık: BAHÎL İLE SAHÎNİN HÂLİNİ MUSAVVİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Ravi (r.a.): Ebû Hüreyre
Hadis: Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittiği rivâyet edildilmiştir: Bahîl ile infâk eden cömerdin örneği, (şu) iki kimsenin meseli gibidir ki, bunların eynlerinde, iki göğüslerinden köprücük kemiklerine kadar (vücudlarını kaplayan) demirden cübbeleri vardır. (Bunlardan) münfik ve cömerd olan, sadaka verir vermez o demir zırh, onun bedeni üzerinde genişler, aşağı doğru uzar veya vücûdunu tamâmiyle kaplar. Hattâ (ayağının) parmaklarını örter. Zırh (ın zeyli) de (yerde sürünüp) sadaka veren kimsenin ayak izlerini siler, giderir. Bahîle gelince: o, hiç sadaka vermek istemez, derhal o zırhın bütün halkaları, vücûdun kendilerine muhâzî olan noktalarını (şiddetle) sıkar. Bahîl de bu sıkan zırhı genişletmeğe çalışır. Fakat muktedir olamaz.
Kayıt No.: 712

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Mazlûma yardım;Sadaka vermek;Tasadduk
Başlık: HER FERD-İ MÜSLİMİN KENDİ HALİNE VE DERECE-İ MAİŞETİNE GÖRE BİR SADAKASI VARDIR
Ravi (r.a.): Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Hadis: Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resûl-i Ekrem (bir kere): - Her müslüman üzerine sadaka vermek vâcibdir, buyurmuştu. Ashâb-ı Kirâm: - Yâ Resûla'llâh! Ya sadaka edecek bir şey bulamayan (ne yapsın?) diye sordular. Resûl-i Ekrem: - Eliyle kazanır. Hem kendi nefsine faydalı olur, hem de tasadduk eder, buyurdu. Ashâb-ı Kirâm: - Ya bir kazanç yolu bulamazsa? diye sordular. Resûl-i Ekrem: - İhtiyac sâhibine, mazlûma yardım eder, buyurdu. Ashâb-ı Kirâm: - Böyle bir yardım yolu da bulamazsa, (gücü yetmezse) dediler: Resûl-i Ekrem: - Hayır işlesin, şerden de nefsini esirgesin. Bu da o kimse için sadakadır, buyurdu.
Kayıt No.: 713

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Zekâtı lâyık olana vermek
Başlık: BİR ZEKÂTLIK KOYUNUN TAKSİMİ CAİZ MİDİR?
Ravi (r.a.): Ümmü Atıyye
Hadis: Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ensârî Nüseybe'ye, (yâni bana sadaka malından) bir koyun gönderilmişti. Nüseybe de bu koyunun etinden (bir parça) Âişe'ye göndermişti. Bu sırada Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem (gelip): - Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı? diye sordu. (Hazret-i Âişe diyor ki,) bende bir şey yoktur. Yalnız Nüseybe'nin şu sadaka koyunundan (bana) gönderdiği bir parça et vardır, dedim. Aleyhi's-salâtü ve's-selâm da: - Haydi getir! Zekât yerine ulaşmıştır, buyurdu.
Kayıt No.: 714

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Zekât miktarı
Başlık: ZEKÂTIN AYNEN VEYÂHUD BEDELEN VERİLMESİNİN CEVAZI
Ravi (r.a.): Enes b. Mâlik
Hadis: Ebû Bekr-i Sıddîk radiya'llâhu anh: Enes İbn-i Mâlik'e (zekât âmili ta'yîn ettiğinde) Allâh'ın, Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e (alınmasını) emrettiği (mikdârı mübeyyin) bir mektub vermişti (ki, ahkâm-ı âtiye bu muharrerat cümlesindendir): Kimin zekâtı ki, bir yaşını doldurmuş bir dişi deveye bâliğ olursa ve sâhib-i malın yanında bu sıfatta deve bulunmaz da yanında iki yaşında bir dişi deve bulunursa, mal sâhibinden zekât olarak bu hayvan kabûl edilir de sâî, (yaş farkını telâfî için) mal sâhibine ya yirmi dirhem, yâhud iki koyun verir. Sâhib-i mal indinde bir yaşında bir dişi deve bulunmaz da iki yaşında erkek deve bulunursa, bu da o kimseden zekât olarak kabûl edilir. Fakat fark olarak bir şey verilmez.
Kayıt No.: 715

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Zekât miktarı
Başlık: ZEKÂTTA MÜTEFERRİK MAL CEM' EDİLMEZ, MÜCTEMİ'DE TEFRİK OLUNMAZ, HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK HADİSİ
Ravi (r.a.): Enes b. Mâlik
Hadis: Şöyle rivâyet edilmiştir: Ebû Bekr radiya'llâhu anh Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in takdir buyurduğu zekât mikdârına dâir Enes İbn-i Mâlik'e yazdığı bir mektûbunda: zekât (artar veya eksilir) korkusiyle müteferrik (zekât malı) bir araya toplanmaz, müctemi' bulunanların arası da tefrik edilmez.
Kayıt No.: 716

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Zekât miktarı
Başlık: İKİ ŞERİKTEN BİRİSİ MÜŞTEREK MALIN ZEKÂTINI VERİRSE AHAR ŞERÎKE HAKK-I MÜRÂCAATI HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK HADÎSİ
Ravi (r.a.): Enes b. Mâlik
Hadis: Şöyle rivâyet edilmiştir: Ebû Bekr radiya'llâhu anh, Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in takdir buyurduğu zekât mikdârına dâir Enes'e (şunu da) yazmıştır: her hangi iki halîtadan müteşekkil müşterek bir sürünün zekâtı husûsunda bu halîta, (şirket) sâhibleri aralarında ber-mûcib-i adâlet yekdiğerine mürâcaat ederler.
Kayıt No.: 717

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Çalışmak;Medîne'ye hicret
Başlık: DEVE ZEKATI HAKKINDA EBÛ SÂİD-İ HUDRÎ RİVAYETİ
Ravi (r.a.): Ebû Saîd-i Hudrî
Hadis: (Bedevî) bir A'râbî Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e hicretten sordu, - (Medîne'ye hicret edeyim mi? dedi). Resûl-i Ekrem cevâben: - Sakın hâ! Hicrete kalkışma! Hicret çok çetin iştir, buyurdu. Ve: - Senin deve nev'inden zekâtı verilmiş malın var mıdır? diye sordu. Bedevî: - Evet vardır, diye cevab verdi. Resûl-i Ekrem: - Öyle ise (beis yok) sen, Medîne'ye uzak olan köyünde çalış!. Allah senin (hayırlı) işi (nin sevâbı) ndan bir şey eksik bırakmaz, (köyünde de sana verir) buyurdu.
Kayıt No.: 718

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Zekât miktarı
Başlık: HAZRET-İ EBÛ BEKR'İN ENES İBN-İ MÂLİK'İ BAHREYN'E ZEKÂT ÂMİLİ GÖNDERİRKEN AHKÂM-I ZEKÂTA DÂİR VERDİĞİ MEŞHUR MEKTÛBUNUN DEVE VE KOYUN ZEKÂTINA DÂİR AHKÂMI
Ravi (r.a.): Enes b. Mâlik
Hadis: Allâhu Teâlâ'nın Resûline salla'llâhu aleyhi ve sellem, emrettiği farîza-i sadaka (mikdârı) hakkında Ebû Bekr radiya'llâhu anh'in Enes İbn-i Mâlik'e yazdığı mektûba (muhteviyâtından âtîdeki hükümler), şöyle rivâyet edilmiştir: Kim ki, mâlik olduğu deve adedi, bir "cezâ" zekât (nisâbına) bâliğ olur da develeri arasında "cezea" bulunmayıp "hıkka" bulunuyorsa (zekât âmili tarafından) o kimseden "hikka" kabûl edilir. Sâhib-i mal bu hikka ile birlikte (zekât me'mûruna noksanı telâfî için) ya iki koyun verir. Eğer iki koyun vermek mal sâhibi için kolay olursa. Yâhud da on dirhem (gümüş) verir. Bir kimsenin mâlik olduğu devesi bir "hikka" zekât (nisâbına) bâliğ olur da, develeri arasında "hikka" bulunmaz da "cezea" bulunursa (zekât me'mûru tarafından) o kimseden "cezea" kabûl edilir. Ve zekât me'mûru bu cezea ile birlikte (mal sâhibine) yirmi dirhem, yâhud iki koyun verir. Kim ki, mâlik olduğu devesi bir "hikka" zekât (nisâbına) bâliğ olur da onun yanında yalnız "bint-i lebûn" bulunursa, (zekât âmili tarafından) o kimseden "bint-i lebûn" kabûl edilir. Ve sâhib-i mal ya iki koyun, yâhud yirmi dirhem verir. Yine bir kimsenin devesi, bir "bint-i lebün" zekât (nisâbına) bâliğ olur da, develeri içinde "hikka" bulunursa, zekât me'mûru tarafından sâhib-i mal hisâbına bu hikka kabûl edilir. Ve memur tarafından ya yirmi dirhem, yâhud da iki koyun verilir. Bir kimsenin de devesi, bir "bint-i lebûn" zekât (nisâbına) bâliğ olur da develeri arasında "bint-i lebûn" bulunmayıp "bint-i mahad" bulunursa, o kimseden zekât olarak "bint-i mahad" kabûl edilir. Ve sâhib-i mal bint-i mahad ile berâber ya yirmi dirhem, yâhud iki koyun verir.
Kayıt No.: 719

Fasıl: KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
Konu: Zekât miktarı
Başlık: HAZRET-İ EBÛ BEKR'İN ENES İBN-İ MÂLİK'İ BAHREYN'E ZEKÂT ÂMİLİ GÖNDERİRKEN AHKÂM-I ZEKÂTA DÂİR VERDİĞİ MEŞHUR MEKTÛBUNUN DEVE VE KOYUN ZEKÂTINA DÂİR AHKÂMI
Ravi (r.a.): Enes b. Mâlik
Hadis: Ebû Bekr radiya'llâhu anh'in, kendisini Bahreyn'e (zekât âmili olarak) gönderirken şu mektûbu verdiği rivâyet edilmiştir: Sana verilen şu mektub, Allâh'ın, Resûlüne emrettiği ve Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in müslümanlar üzerine takdîr ve ta'yîn buyurduğu farîza-i zekât (ahkâmını muhtevî bir nüsha) dır. Her hangi bir müslümandan bu kitabda bildirilen mikdârı vechile zekât taleb edilirse, o müslüman bu zekâtını taleb edilirse, o müslüman bu zekâtını versin! Bundan fazla istenilirse (ziyâdeyi) vermesin! Deveden yirmi dört (tânesi) nde ve bundan aşağısında koyun olarak (vâcib olan zekât,) her beş devede bir koyundur. Deve sayısı 25 şe irişince 35 şe kadar dişi bir bint-i mahad, 36 ya irişince 45 şe kadar dişi bir bint-i lebun, 46 ya irişince 60 şa kadar dişi boğur basacak bir hıkka, 61 re irişince 75 şe kadar dişi bir cezea, 76 ya irişince 90 na kadar dişi iki bint-i lebun, 91 re irişince 120 ye kadar dişi bogur basacak iki hıkka zekât vermek vâcib olur. Deve sayısı yüz yirmiden fazla olunca, her kırk devede bir "bint-i lebûn", ve her elli devede bir hikka zekât vardır. Kim ki, dört deveden fazla hayvana mâlik değildir, bu mikdarda sadaka yoktur. Meğer ki, deve sâhibi (tetevvuan) vere. Deve sayısı beşe bâliğ olunca da bir koyun zekât vâcib olur. Senin bir çok günleri yaylakta güdülen koyunun zekâtı, kırk olunca, yüz yirmiye kadar bir koyundur. Yüz yirmiden ziyâde de iki yüze kadar iki koyundur. Koyun iki yüzü geçerse üç yüze kadar, üç koyundur, üç yüzü geçince her yüz koyunda bir koyun vâcib olur. Bir kimsenin de yayılır koyunu, kırktan bir koyun noksan olursa, bu noksan koyunda zekât yoktur. Meğer ki, koyun sâhibi (nâfile olarak) vermek dileye. (İki yüz dirhem) gümüşte de rub'u öşür (mikdârı) zekât vâcibtir. Gümüş mikdârı yüz doksan dirhem olursa, bundan da zekât yoktur. Meğer ki, gümüş sâhibi (tetavvuan) vermek isteye.
Kayıt No.: 720

Sayfalar: [<<] ... 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 ... [>>]

[Menü] [Sorgu] [Tüm Kayıtlar] [Çıkış]