Hadis-i Şerif Veritabanı: Sorgulama Sonuçları
Sorgulama sonucunda 2189 kayıt bulundu.
Sayfalar: [<<] ... 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 ... [>>]
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Telbiye Başlık: MENÂSİK HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK, İBN-İ ÖMER VE İBN-İ ABBÂS'IN HADÎSLERİ Ravi (r.a.): Abdullâh b. Abbâs Hadis: Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem: "Ben Mûsâ'yı (Ezrak) vâdîsine inerken telbiye eder bir halde gördüm" buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir. Kayıt No.: 771
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hac menâsikı;İhramdan çıkmak;Sa'y Başlık: HACC-İ TEMETTÜ' HAKKINDA EBÛ MÛSE'L-EŞ'ARÎ'NİN MUFASSAL BİR RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Ebû Mûsâ el-Eş'arî Hadis: Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem (Haccetü'l-Vedâ'dan evvel) beni Yemen'e kendi kavmime (bir vazîf ile) göndermişti. Yemen'e kendi kavmime (bir vazîfe ile) göndermişti. Yemen'den avdetimde Resûl-i Ekrem'e "Bahtâ" da (ihramlı olarak) mülâkî oldum. Resûl-i Ekrem bana: - Ne yolda ihramlandın, diye sordu. Ben de: - Resûlullâh'ın ihramlandığı gibi (Lebbeyk-hân olarak) dedim. Resûl-i Ekrem yine sordu: -Yanında Hedyin, (kurbanın) var mı? Ben: - Hayır, yoktur, dedim Bunun üzerine Resûlullâh bana (tavâf ve sa'y etmemi) emr eyledi. Ben de Beyt'i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa'y ettim. Sonra Resûl-i Ekrem ihramdan çıkmamı emreyledi. Ben de ihrâmımdan çıktım. Ve kavmimden (mehârimimden) bir kadının nezdine geldim. Başımı taradı, yâhud başımı yıkadı. Ömer radiya'llâhu anh (hilâfeti zamânında ve hac mevsiminde Mekke'ye) geldi. Ve dedi ki: Kitâbu'llâh'a mürâcaat edersek, o bize (ba'de'ş-şürû' ömre ile haccı) tamamlamamızı emrediyor. Cenâb-ı Hak (Allah için hac ve ömreyi, kurban keserek tamamlayınız) buyurmuştur. Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in sünnetine mürâcaat edersek, o da bize kurban kesene kadar ihramdan çıkmağa müsâade etmemiştir. Kayıt No.: 772
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Ulû'l-Emre itâat Başlık: İFRÂD, KIRÂN VE TEMETTÜ' HAKKINDA HAZRET-İ ÂİŞE'NİN MUFASSAL İKİ RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Ümmü'l-mü'minîn Âişe Hadis: Hac hakkında rivâyet edilen bir hadîsi (yakında) geçmişti. Bu rivâyette Hazret-i Âişe demiştir ki: Biz, Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem ile berâber hac aylarında, hac gecelerinde, hac zamanlarında (Medîne'den) çıktık ve (Mekke'nin hudûdu olan) "Serif" mevkiine indik. Resûl aleyhi's-selâm (çadırından) Ashâb'ına karşı çıktı: - Sizden her kimin berâberinde hedyi (kurbanı) yoksa ve haccını ömreye tahvîl etmek isterse, o, (müfriddir, haccını feshedip) ömre yapsın!. Bir kimsenin de berâberinde hedyi varsa o da haccını ömreye tahvîl etmesin! buyurdu. Hazret-i Âişe demiştir ki: - Bu ta'lîm-i Nebevî üzerine Ashab'tan ömreyi iltizâm edenler de oldu, terk edenler de bulundu. Yine Âişe-i Sıddîka demiştir ki: - Fakat Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem ile Ashâb'ından bir kısmı, bunlar zî-kudret kimselerdi, hediyleri de kendi yanlarında idi. Bunlar, (karin olduklarından haccı feshe), ömreyi iltizâma muktedir değillerdi. (Bundan sonra Hazret-i) Âişe, hadîsin geri kalan kısmını da zikr etti. Kayıt No.: 773
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: İhramdan çıkmak Başlık: İFRÂD, KIRÂN VE TEMETTÜ' HAKKINDA HAZRET-İ ÂİŞE'NİN MUFASSAL İKİ RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Ümmü'l-mü'minîn Âişe Hadis: Hazret-i Âişe şöyle demiştir: Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem ile biz, (eşhür-i hurumda hac seferine) çıktık. (Bu aylarda ömre değil), yalnız hac edilir zannolunurdu. (Mekke'ye) varıp (ömre için) Beyt-i Şerîf tavâf (ve sa'y) edildikte Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem: - Hediy sevk etmiyenlerin ihramlarından çıkmalarını emreyledi. Hediy sevk etmiyenler ihramlarından çıktılar. Resûlullâh'ın kadınları da hediy sevk etmemişlerdi. Onlar da ihramlarından çıkmışlardı. [Âişe radiya'llâhu anhâ diyor ki: - Yalnız ben Serif'te hayiz olmuştum, Beyt'i tavâf edememiştim. Teşrık geceleri "Muhassıb" da ben: - Yâ Resûla'llâh! Herkes bir hac, bir ömre ile (Medîne'ye) dönüyor da ben bir hac ile dönüyorum, diye şikâyet ettim. Resûlullâh: - Mekke'ye geldiğimiz gecelerde sen tavâf etmedin mi? diye sordu. Ben: - Hayır, diye cevab verdim. Resûl-i Ekrem: - Öyle ise kardeşinle "Ten'îm"e git, orada ömre ihrâmına gir. Sonra tavâf ve sa'y edip buraya geliniz, buyurdu]. (Ümmü'l-Mü'minîn) Safiyye radiya'llâhu anhâ demiştir ki: Ben de âdetimi görmüştüm. Halkı yolumdan alakoyacağımı zannediyordum. Resûl-i Ekrem: - Ey şeâmeti halkın hareketini durduran kadın!. Sen yevm-i nahirde tavâf (-ı ifâzayı) etmedin mi? buyurdu. Safiyye diyor ki, ben de: - Hayır, yapmadım, diye cevap verdim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: - Beis yoktur, (tavâf-ı vedâ hâizden sâkıttır,) haydi yollanınız, buyurdu. Kayıt No.: 774
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hacc-ı Kıran;İhramdan çıkmak Başlık: YİNE HAZRET-İ ÂİŞE'NİN İHRAMLANMA HAKKINDA MÜHİM BİR RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Ümmü'l-mü'minîn Âişe Hadis: Âişe-i Sıddîka demiştir ki: Haccetü'l-Vedâ' senesi biz, Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem ile berâber hacca çıktık. Bizden kimimiz ömre niyetiyle ihramlandı. Kimimiz hacca ve ömreye niyet ederek ihramlandı. Kimimiz de hac niyetiyle ihrâma girdi. Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem de hacca niyet ederek ihramlanmıştı. Fakat yalnız hac için ihrâma giren, yâhud hac ile ömreyi niyette cem' eden hacılar kurban bayramının ilk gününe kadar ihramdan çıkamazlar. Kayıt No.: 775
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hacc-ı Kıran Başlık: BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS'TAN GELEN RİVÂYETLER Ravi (r.a.): Osman ve Alî Hadis: Mervân İbn-i Hakem rivâyet ederek demiştir ki: Osman ve Alî radiya'llâhu anhümâ'ya (esnâ-yi hacda) şâhid oldum. Osman (halkı Hacc-ı Temettü'den,) ve hac ile ömreyi cem' etmekten (tenzîhen) nehyediyor, (İfrâd'a terğîb ediyor) du. Alî, bu nehyi görünce ömre ile hacca niyet ederek ve: (Lebbeyk) diyerek ihramlandı. Sonra Alî: ben, Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in sünnetini kimsenin söziyle terk edemem, dedi. Kayıt No.: 776
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Başlık: BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS'TAN GELEN RİVÂYETLER Ravi (r.a.): Abdullâh b. Abbâs Hadis: Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Câhiliyet devrinde müşrikler hac aylarında ömre etmeği, yeryüzünde işlenen günâhların en ağırı zannederlerdi. Bunlar Muharrem ayındaki hurmeti de Safer ayına naklederek derlerdi ki: devenin arkasındaki yara iyi olur, huccâcın ayak izleri gider, Safer ayı da çıkarsa, artık ömre etmek işte o zaman ömreciye halâl olur. Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem Ashâbiyle berâber (Zilhicce'nin) dördüncü gecesi sabahında hac niyetiyle telbiye ederek (Mekke'ye) gelmişlerdi. Aleyhi's-salâtü ve's-selâm, Ashâb'ına haclarını ömreye çevirmelerini, ve (tavâf, sa'y, tıraşla) ihramdan çıkmalarını emreyledi. (Kendisinde ömre edilmesini ekber-i kebâirden ad ve i'tikâd ettikleri için) hac aylarında ömre ile emredilmesi huccâca ağır geldi. Ve Resûl-i Ekrem'e: - Yâ Resûla'llâh, bu nasıl hıldir, nasıl ömredir? (İhrâmın haram kıldığı şeyleri bu da halâl kılar mı?) diye sordular. Resûl-i Ekrem: - (Eşhür-i hurümdeki) bu ömrenin edâsı da bunların hepsini halâl kılar, buyurdu. Kayıt No.: 777
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: İhramdan çıkmak;Ulû'l-Emre itâat Başlık: BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS'TAN GELEN RİVÂYETLER Ravi (r.a.): Hafsa Hadis: Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in zevci Hafsa radiya'llâhu anhâ'dan gelen bir rivâyette Hafsâ: - Yâ Resûla'llâh! Nâsa ne oluyor ki, ömre ile ihramdan çıkıyorlar da sen ömreden dolayı ihrâmından çıkmıyorsun? diye sormuş, Resûl-i Ekrem: - Ben başımı telbid, kurbanımı da (Kâ'be nâmına) taklîd ettim. Artık kurban kesmedikçe ihramdan çıkamam, buyurmuştur. Kayıt No.: 778
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Başlık: BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS'TAN GELEN RİVÂYETLER Ravi (r.a.): Abdullâh b. Abbâs Hadis: Şöyle rivâyet edilmiştir: (Bir kere) İbn-i Abbas'tan birisi (Ebû Cemre) Temettüün hükmünden sormuş ve: - (Ben mütemetti' olarak haccetmek istiyorum), halk beni temettü'den nehyediyor, demiş. İbn-i Abbas da bu adama temettü' ile emretmiş. Ebû Cemre diyor ki: - Ben rü'yamda bana birisinin: "Temettü', mebrûr bir hacdır, makbul bir ömredir" dediğini görmüştüm. Bu rü'yâmı İbn-i Abbâs radiya'llâhu anhümâ'ya haber verdim. İbn-i Abbâs bana: - Temettû' Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem'in sünnetidir, dedi. (Ve: Hele yanımda otur da sana biraz dünyâlık vereyim, buyurdu). Kayıt No.: 779
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hac menâsikı Başlık: HACCIN VE İHRAMLANMANIN ÜÇ NEV'İNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH HADÎSİ Ravi (r.a.): Câbir b. Abdullâh Hadis: Şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem (Mekke'ye) kurbanlıklar gönderdiği (hac) günü Câbir Resûlullâh ile haccetti. Kendisiyle kurbanlıklarını (Mekke'ye) sevkeden Ashâb, o günü müfrid bi'l-hac olarak (telbiye edip) ihrâma girmişlerdi. Resûlullâh Ashâb'ına: - Haccınızı ömreye tahvîl ediniz, sonra Beyt'i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa'yederek, saçınızı kestirerek ihramdan çıkınız. Sonra ihramsız olarak (Mekke'de) oturunuz. Terviye, (Zilhicce'nin sekizinci) günü geldiğinde hac (niyyeti) ile (Mekke'de) ihrâma giriniz. Ve evvelki (ihramlandığınız) müfred haccınızı, Hacc-ı Temettü' yapınız! buyurdu. Ashâb-ı Kirâm: - Yâ Resûla'llâh! Biz, (ilk ihramda) hac (diye) tesmiye (ve tasrîh) ettiğimiz halde o haccımızı nasıl müt'a yaparız, demişlerdi. Resûl-i Ekrem: - Siz, benim emrettiğimi işleyiniz!. Eğer kurban sevk etmemiş olsaydım, ben de size emrettiğim gibi işlerdim. Lâkin şimdi kurbanın Minâ'da kesilene kadar ihramlıya harâm olan şeylerden hiç birisi bana halâl değildir, buyurdu. Ashâb-ı Kirâm da Resûlullâh'ın emrettiği gibi işlediler. Kayıt No.: 780
Sayfalar: [<<] ... 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 ... [>>]
[Menü] [Sorgu] [Tüm Kayıtlar] [Çıkış]