Hadis-i Şerif Veritabanı: Sorgulama Sonuçları
Sorgulama sonucunda 2189 kayıt bulundu.
Sayfalar: [<<] ... 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 ... [>>]
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Sa'y;Tavaf namazı Başlık: RESÛL-İ EKREM'İN TAVÂFTAN SONRA İKİ REK'AT NAMAZ KILIP SONRA SAFÂ İLE MERVE ARASINDA SA'Y ETTİĞİNE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ Ravi (r.a.): Abdullâh b. Ömer Hadis: Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in tavâfı hakkında rivâyet olunan bir hadîsi yakında geçmişti. Bu rivâyette de İbn-i Ömer: "Aleyhi's-salâtü ve's-selâm'ın tavâftan sonra iki rek'at (Tavâf) namazı kılıp sonra Safâ ile Merve arasında sa'y etti" hadîsini ziyâde etmiştir. Kayıt No.: 801
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: İnsan şahsiyetine hürmet Başlık: VEDÂ' HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF'İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ'LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Abdullâh b. Abbâs Hadis: Şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem Kâ'be'yi tavâf ederken bir insan geçti. Bu zavallının eli, başka bir insana bir kayışla, yâhud bir iple, yâhud bunlardan başka (mendil gibi) bir şey ile bağlanmıştı. Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem (şafkatli) eliyle bu bağı kopardı. Bundan sonra yanındaki adama: "bu zavallıyı eliyle yed!" buyurdu. Kayıt No.: 802
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hz. Ebûbekr'in hac emirliği;Kâ'be'yi çıplak tavaftan men;Müşrik âdetlerinin kaldırılması;Müşrikler Kâ'be'ye yaklaşamaz Başlık: VEDÂ' HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF'İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ'LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Ebû Hüreyre Hadis: Ebû Bekr-i Sıddîk radiya'llâhu anh Vedâ Hacc'ından (bir sene) evvel taraf-ı Peygamberî'den Emîr-i Hac olarak (Mekke'ye) gönderildiğinde Ebû Bekr de Ebû Hüreyre'yi Kurban bayramının ilk günü Minâ'da büyük bir cemâat içinde halka (şu iki maddeyi) i'lâna me'mur etmiştir (Ebû Hüreyre): Ey nâs iyi biliniz! Bu yıldan sonra müşriklerin haccetmeleri, çıplakların da Kâ'be'yi tavâf eylemeleri yasaktır! (demiştir). Kayıt No.: 803
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hac menâsikı Başlık: VEDÂ' HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF'İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ'LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Abdullâh b. Abbâs Hadis: "Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem (Vedâ haccında) Mekke'ye geldi. (Beyt'i) tavâf, ve Safâ ile Merve arasında sa'y etti. Ve bu tavaftan sonra tâ Arafât'tan dönünceye kadar Kâ'be'ye yaklaşmadı. Kayıt No.: 804
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hacıları ağırlamak Başlık: VEDÂ' HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF'İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ'LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Abdullâh b. Ömer Hadis: İbn-i Ömer: "Abbâs İbn-i Abdülmuttalib radiya'llâhu anh huccâca şerbet dağıtmak için Minâ gecelerinde Mekke'de ikâmet etmek üzere Resûlullâh salla'llahu aleyhi ve sellem'den izin istedi. Resûl-i Ekrem de müsâade buyurdu" demiştir. Kayıt No.: 805
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Zemzem suyu Başlık: VEDÂ' HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF'İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ'LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Abdullâh b. Abbâs Hadis: Resûlullâh salla'llahu aleyhi ve sellem (Harem-i Şerifteki) şerbet dağıtılan sebîl mahalline geldi. Ve şerbet istedi. Abbâs (radiya'llâhu anh) oğluna: - Ey Fadl! Anana git, yanındaki (husûsî) şerbetten Resûlullâh salla'llahu aleyhi ve sellem'e getir!. dedi. Resûlullâh: - (Hayır) bana bu şerbetten ver buyurdu. Abbâs: - Yâ Resûla'llâh! Halk, buradaki şerbete ellerini sokuyorlar, demişti. Resûl-i Ekrem: - İşte halkın içtiği bu şerbetten ver! buyurdu.. Ve Abbâs'ın sunduğu umûmî şerbetten içti. Sonra Resûlullâh Zemzem kuyusuna geldi. Benî Abbâs (burada huccâcı) sulayorlardı. Ve kuyudan su çekiyorlardı. Resûlullâh: - (Ey Abdülmuttalib oğulları) çekiniz! Siz, hayırlı bir iş işleyorsunuz, di(ye taltîf buyur)ldı. Sonra Resûlullâh: - Halkın (su çektiğime imtisâl etmek için) tehâcüm etmesi endişesi olmasaydı, ben de devemden iner, hattâ kuyunun ipini, [eliyle mübârek omuzuna işâret ederek] şuraya kor, (sizin gibi çeker) dim, buyurdu. Yine İbn-i Abbâs radiya'llâhu anhümâ'dan gelen bir rirvâyette İbn-i Abbâs: "Resûlullâh salla'llahu aleyhi ve sellem'e Zemzem suyundan sundum. Risâlet-maâb ayakta olduğu halde içti" demiştir. Yine İbn-i Abbâs'tan gelen bir rivâyette: "Resûlullâh, o günü deve üzerinde idi" demiştir. Kayıt No.: 806
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Sa'y Başlık: BAKARA SURESİNİN 158 NOLU ÂYET-İ KERÎMESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE'NİN ÂLİMÂNE BİR MÜTÂLÂASI Ravi (r.a.): Ümmü'l-mü'minîn Âişe Hadis: Âişe-i Sıddîka'dan kızkardeşinin oğlu Urve İbn-i Zübeyr, Allâhu Teâlâ'nın: "Safâ ile Merve Allâh'ın şiâr ve alâmetlerinden (iki tepe) dir. Kim ki Beytullâh'ı ziyâret veya ömre ederse, bu iki tepe arasında sa'yetmesinde günah yoktur" meâlindeki kavl-i şerîfinin hükmünden sorup. Şu halde: - Yemîn ederim ki, hiç bir kimse Safâ ile Merve arasında sa'yetmemekten dolayı günahkâr olmaz, (sa'y mübah olur) demiştir. Hazret-i Âişe şöyle cevab vermiştir: - Ey kardeşimin oğlu, ne fenâ söz söyledin. Eğer bu âyet-i kerîmenin hükmü senin te'vîl ettiğin gibi (sa'y mübah) olsaydı, âyet-i kerîme: "Safâ ile Merve arasında sa'y etmemekte günâh yoktur" sûretinde olurdu. Şu kadar ki, bu âyet-i kerîme Ensâr hakkında inzâl buyurulmuştur: Ensâr, müslüman olmazdan evvel "Menât-i Tağiye" putuna teabbüd için ihrâma girerlerdi. Bu puta (dikili bulunduğu) "Müşelled" mevkiinde ibâdet ederlerdi. Ensâr'dan ihramlanan kimseler, (kendi putları karşısında merkûz olan) Safâ ile Merve putları arasıda sa'yetmeği günâh addederlerdi. Ensâr müslüman olunca müşkül addettikleri bu vaziyeti Resûlullâh salla'llahu aleyhi ve sellem'den sordular. Ve: - Yâ Resûla'llâh! Safâ ile Merve arasında sa'yetmek bize girân geliyor, dediler. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak: (Safâ ile Merve şeâir-i ilâhiyyedendir...) meâlindeki âyet-i kerîme'yi inzâl buyurdu. Âişe radiya'llâhu anhâ: - Resûlullâh salla'llahu aleyhi ve sellem Safâ ile Merve arasında sa'yi (lisân-ı Kur'an'la) teşrî' buyurdu. Bunlar arasında sa'yi terk etmek kimse için câiz değildir, demiştir. Kayıt No.: 807
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel) Başlık: BAKARA SURESİNİN 158 NOLU ÂYET-İ KERÎMESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE'NİN ÂLİMÂNE BİR MÜTÂLÂASI Ravi (r.a.): Abdullâh b. Ömer Hadis: Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla'llahu aleyhi ve sellem tavâf-ı kudûmu (kezâ tavâf-ı rüknü) edâ ederken, (ilk) üç (şavtı) nda remel (ki, meşy-i serî') ile, dördünde de (mu'tâd üzere) yürürdü. Safâ ile Merve arasında tavâf ederken de Batn-i Mesîl'de (Mîl-i ahdâr hizâsında remelin fevkınde) sa'yederdi. Kayıt No.: 808
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hac menâsikı Başlık: HACCIN ÖMREYE TAHVÎLİNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Câbir b. Abdullâh Hadis: Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem Ashâbiyle berâber hacca ihramlandıklarında Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem ile Talha'dan bir de Yemen'den gelen Alî radiya'llâhu anh'ten başkasının hedyi yoktu. Alî kurbanını yanında getirmişti. Ve: "Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in ihrâma girdiği gibi ihramlandım" demişti. (Mekke'ye geldiğmizde) Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem Ashâbına: - (İhramlanırken niyet ettikleri) haccı, ömreye tahvîl etmelerini, tavaf (ve sa'y) eylemelerini, sonra saçlarını kestirip ihramdan çıkmalarını, yalnız yanında hedyi (, kurbanı) bulunanların ihramlarını muhâfaza etmelerini emreyledi. (Fesh-i hacca memur olan Ashâb, bu hâle taaccüb ederek): - (Bu ne haldir?) Biz, kadınlarımızdan bile müstefîd olarak Minâ'ya gideceğiz (de Resûlullâh ihramlı ve mahrum kalacaktır), demişlerdi. Ashâb arasında söylenen bu söz Resûl-i Ekrem'e erişince, cevâben: - Hac aylarında ömrenin cevâzını şimdi hatırladığım (gibi) ihrâma girerken de derpîş eylemiş olsaydım, hediy sevk etmezdim. Ve yanımda kurbanım olmasaydı, şimdi (ben de sizin gibi) ihramdan çıkardım, buyurdu. Kayıt No.: 809
Fasıl: KİTÂBÜ'L-HAC Konu: Hac menâsikı Başlık: HACCIN ÖMREYE TAHVÎLİNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH RİVÂYETİ Ravi (r.a.): Enes b. Mâlik Hadis: Enes İbn-i Mâlik'ten birisi (, hadîsin râvîsi Abdülâziz İbn-i Refî'): - Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'den hatırladığın bir şey'i (yâni) terviye (Zilhicce'nin sekizinci) günü öğle ile ikindi namazlarını nerede kıldığını bana haber verir misin? diye sormuş. Enes İbn-i Mâlik: - Minâ'da kıldı, diye cevab vermiş. (Abdü'l-Azîz): - Minâ'dan dönüş günü ikindi namazını nerede kıldı? diye sormuş. Enes İbn-i Mâlik: - Ebtah (yâni Muhassab) de kıldı, diye cevab vermiş. Bundan sonra Enes: - Ey sâil! Sen de ümerânın işlediği gibi işle, demiştir. Kayıt No.: 810
Sayfalar: [<<] ... 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 ... [>>]
[Menü] [Sorgu] [Tüm Kayıtlar] [Çıkış]